Citroën C4 Cactus hakkındaki ilk izlenimlerim

0
687

B mi? C mi? SUV mu?

Citroen’in geçtiğimiz yıl tanıttığı B SUV modeli olan C3 Aircross’un ardından makyaj operasyonu geçiren C4 Cactus segment atlıyor. Peki fransız marka neden böyle bir hamle yapmaya çalışıyor?

İşte bu sorunun cevabını bulmak ve makyajlanan C4 Cactus’ü sizler için incelemek adına Citroen Türkiye’nin İstanbul Soho House’da düzenlediği basın lansmanına katıldım.

İyi okumalar dilerim…

Citroen, C3 Aircross ile birlikte B SUV segmentinde daha baskın bir role sahip olacağını düşünüyor fakat durum şu ki markanın bu segmentte zaten C4 Cactus adında bir modeli bulunuyor(du). Fransız markanın geçtiğimiz yıllarda üretimden kaldırdığı C Hatchback modeli olan C4’ün yerini dolduracak olan C4 Cactus, C Segmentini nişan alarak kardeşi C3 Aircross’un pastasından dilim kapmaya çalışmayacak. En azından markanın hedefi bu yönde…

Yapılan kapsamlı makyaj operasyonuyla birlikte bagaj kapağında “C4” yazmaya başlayan modelin artık sadece C sütunlarında ufak bir “Cactus” yazısı bulunuyor.

Makyajla birlikte değişen tasarıma göz atacak olursak ilk etapta 2014 yılının inovasyon ödülünü almış olan “Airbump” plastik kapı korumalarının marşpiyellere doğru kaydırıldığını görüyoruz. Makyaj öncesi versiyonuna nazaran ön ve arka tasarımında ciddi değişiklikler bulunan Cactus’ün bu bölgelerinde artık Airbump’lar bulunmuyor. 3D LED formlu ve bana kalırsa oldukça şık görünen arka aydınlatma grubuna kavuşan Cactus’ün ne yazık ki ön farlarını hala H7 ampullerle birlikte tercih etmek zorundasınız. Aracın dış tasarımıyla ilgili benim en çok gözüme takılan detay radyo anteninin biraz kaba bir görüntüye sahip olması oldu. Bu ufak detayın dışında bence Cactus, 32 farklı kişiselleştirme seçeneği ile birlikte hala sürüden ayrılan farklı bir tasarıma sahip.

C4 Cactus’de makyajla birlikte yapılan güncellemeler sadece dış tasarım ile sınırlı kalmamış. Özellikle iç mekandaki değişim fark edilir düzeyde. Eskiden adeta bir kanepeyi andıran birleşik ön koltuklar yerine ayrık bir oturma düzeni sunan aracın el freni makyaj öncesi modele nazaran çok daha sıradan bir hal almış ve aynı zamanda orta konsola kolunuza pek destek olamayan ama içerisinde orta boyutlu bir saklama alanı barındıran kol dayanağı eklenmiş. Genel olarak grafikleri ve dokunmatik hassasiyeti arttırılmış olan bilgi ve eğlence ekranını kullanmak az da olsa alışkanlık gerektiriyor. Apple CarPlay ve Android Auto gibi modern bağlantı seçeneklerini barındıran ekranın büyüklüğü son derece yeterli seviyede. Hayalet olarak adlandırılan dijital bir kadranı bulunan Cactus’ün devir sayacı bulunmuyor.

C4 Cactus’ün makyajlanmasıyla birlikte “PF1” kodlu eski nesil PSA Grubu şasisinden vazgeçilmediği için kullanışlılık bağlamında pek bir değişim bulunmuyor fakat makyajla birlikte arka koltuklar 60:40 oranında katlanabilir hale gelmiş. 358 Litrelik bir bagaj hacmine sahip olan aracı yeni segmenti ile kıyasladığımız zaman bu disiplinde pek başarılı olmadığını görüyoruz zira bir alt segmentte bulunan Seat Ibiza 356 litrelik bir bagaj hacmine sahip. Kapsamlı olarak nitelendirebileceğimiz bir makyaj operasyonundan geçen Cactus’ün ne yazık ki aynı hafif ticari araçlar gibi arka camları kelebek şeklinde açılıyor, elektrikli bir biçimde aşağıya inemiyorlar. Citroen mühendisleri bu durumu aracı 22 kiloluk ekstra bir ağırlıktan kurtarmak adına değiştirmediklerini söyleseler de bence maliyet kaygıları yüzünden arka camların elektrik desteğine kavuşmadığı bir gerçek. Açıkçası ben bu duruma pek iyimser yaklaşamıyorum zira aracın arka kapı yapısı camların aşağıya doğru inmesi için uygun ayrıca artık C Segmentinde böyle bir eksiği olan hiçbir araç kalmadı. Bana kalırsa Cactus’un en kullanışlı kısmı torpido gözü zira güneşliğin önüne yani aracın tavanına alınmış olan yolcu hava yastığı sayesinde son derece geniş ve kullanışlı bir torpido gözü bulunuyor.

Cactus’ün içindeki yaşam alanı genel olarak yeterli seviyede. Aracın arkası en az Volvo V40 kadar geniş ve baş mesafesi 1.80 boya sahip olanlar için son derece yeterli. Panoramik cam tavan opsiyonu bulunan test aracımızda aynı makyaj öncesinde olduğu gibi güneşi önleyici herhangi bir perde bulunmuyor. Marka yetkilileri kullandıkları özel camın içerisinde bulunan karartıcı ve UV ışınlarını kırıcı filmin yeterli olacağını söyleseler de bence perde donanımı bulunsa daha kullanışlı bir cam tavan ile karşı karşıya olurduk.

Malzeme kalitesi konusunda 2014 yılında tanıtılan makyaj öncesi model ile koltuklar hariç hemen hemen hiçbir farkı bulunmayan test aracımız henüz çok yeni olduğu için trim seslerine sahip değildi. Kapılarda ve dashboard üzerinde kullanılan eski bavulları andıran tutamaklar aracın iç mekanına canlılık ve karakter katıyor. C Segmentine göre iç mekan kalitesini değerlendirecek olursam vasat ama hiç değilse karakterli ve eğlenceli bir havanın hakim olduğunu söyleyebilirim.

Citroen Advanced Comfort:

Bildiğiniz üzere geçmiş yıllarda Citroen denince akla ilk konfor gelirdi zira marka “Hidro-Pnömatik Süspansiyon” olarak adlandırılan neredeyse uçan halı efektini verebilen bir süspansiyon sistemini dönemin C Segmenti modellerinde bile kullanıyordu. Citroen Advanced Comfort programı ile birlikte Citroen, insanların aklındaki “Konfor=Citroen” algısını yeniden canlandırmaya çalışıyor.

Citroen, Yeni C4 Cactus ile birlikte “Progressive Hydraulic Cushions” adını verdiği süspansiyon sistemini kullanmaya başlıyor. Yeni sistem, biri baskı, diğeri de kompresyon olmak üzere iki hidrolik durdurucu barındırıyor. Süspansiyon limitine ulaştığında veya yaklaştığında ona ekstra “bound” mesafesi sağlayarak diplenmesini ve geri sekmesini önlüyor ayrıca süspansiyon içinde bulunan yağın yaylardan daha homojen ve pürüzsüz bir biçimde tahliye olmasını sağlıyor. Bu sayede yaylanma ve uçan halı efektinin oluşturulduğunu iddia eden marka bu süspansiyon sistemiyle birlikte bir de yeni nesil koltuklarını sunuyor. “İleri Konfor Koltuklar” olarak adlandırılan yeni nesil koltuklar eskiye nazaran daha konforlu olduğunu hissettiriyor. Skechers ayakkabı markasının “Memory Foam” teknolojisini anımsatan bir sünger yapısına sahip olan aracın koltuklarının dizaynı bence oldukça başarılı.

Makyajla birlikte aynı zamanda akustik yalıtım anlamda da ilerleme kaydettiklerini belirten marka yetkilileri makyaj öncesine göre daha kalın camlar ve daha gelişmiş cam fitilleri kullandıklarını belirtiyorlar.

Citroen Advanced Comfort programı ne kadar başarılı?

İşte bu sorunun cevabını bulmak adına bizlere yapılan sunumun hemen ardından test sürüşüne geçtik. Jürileri arasında Türkiye’den Halit Bolkan’ın da bulunduğu “Engine Of The Year” ödülüne dördüncü kez layık görülen 1.2 110 beygir güç üreten üç silindirli PureTech motora sahip olan test aracımız EAT6 tork konvertörlü tam otomatik şanzımanla kombine edilmişti. Makyaj öncesi araçta olduğu gibi Shine olarak adlandırılan en üst donanım seçeneğine sahip olan test aracımızda sunumda anlatılan “Citroen Advanced Comfort” programının bütün özellikleri bulunuyordu.

Son derece kısa olan bir test rotasında gerçekleştirdiğimiz sürüşte aracın yol tutuş ve yalıtım özelliklerinden ziyade Beyoğlu’nun sıkışık trafiğinde 1.2 PureTech ve EAT6 şanzımanın uyumluluğunu ve bozuk yollarda yenilikçi koltuk ve süspansiyon sisteminin ne denli etkili olduğunu deneyimleme imkanı bulduk. 3 Silindirli 1.2 PureTech makina özellikle şehir içinde EAT6 şanzımanın birleşimiyle birlikte son derece atak ve keyifli bir sürüşe sahipti fakat Start&Stop sistemi devreye girip çıkarken fazla sarsıntılı çalışıyordu ve 1 ile 2. Vites arasında şanzımanın kafası karışabiliyordu. Güncel PSA modellerinden tanıdığımız bir şanzıman olan EAT6’nın büyük ihtimalle C4 Cactus’deki kalibrasyonu güncelleme alacaktır zira 308, C4 Picasso ve 3008 gibi modellerde bu tarz bir durumla karşılaşmamıştım.

Koltukların hissiyatından başlamak istiyorum. Daha önce de belirttiğim gibi Skechers’ın “Memory Foam” ayakkabılarında bulunana benzer bir sünger yapısı olan koltuk normal koltuklara kıyasla çok daha konforlu hissettiriyor ve emin olun bunu iki koltuğa da arka arkaya oturduğunuzda bu durumu çok rahat bir biçimde ayırt edebiliyorsunuz. Çoğu engebede neredeyse ikinci bir süspansiyon görevini gören koltuklar bence makyajla birlikte gelen en güzel özellik. Gelelim Progressive Hydraulic Cushion süspansiyonlara. Açıkçası evet; bu süspansiyonlar makyaj öncesi versiyona göre aracın konfor seviyesini bariz ölçüde arttırmış. Özellikle eski neslinde kendini oldukça kaba bir şekilde kendini belli eden torsiyon çubuğu, bu süspansiyon sistemi ile birlikte daha ehlileştirilmiş. Peki bu yeni nesil süspansiyon sistemi ve koltuklarla araç uçan halı efektine sahip mi? Hayır. Sadece C Segmentinin orta derece konforlu üyelerinden biri olan 308’e yaklaşmış fakat burada sadece vücudunuzun hissettiklerinden bahsediyorum yani kulağınız ile işittiğiniz seslerden değil.

Eski nesline nazaran yapılan akustik iyileştirmeler süspansiyon çalışma gürültüsünün kabine daha az girmesini sağlamış fakat yinede B Segmentinde yer alan Volkswagen Polo ve Ford Fiesta da bulunan süspansiyon sistemi çok daha sessiz çalışıyor. Öyle ki Beyoğlu’nun satıhı bozuk ara sokaklarında turlarken son derece yavaş olmamıza rağmen çıkan ses yüzünden “Ahanda arka dingili bıraktık herhalde” dedik. Aslında o ses geldiği esnada üzerinden geçtiğimiz engebeyi içeride oldukça az hissetmiştik fakat süspansiyonun çalışma gürültüsünün fazla yüksek olması bu cümleyi kurmamıza sebep oldu. Bu arada test ettiğimiz aracın 17inç jantlara sahip olduğunu ve lastik basınçlarını kontrol etme fırsatımızın olmadığı söylemeliyim. Tahminimce lastik basınçları olması gerekenden daha yüksek olduğu ve üzerinde ekonomi tipi lastikler bulunduğu için araç, daha iyi lastik ve basınç kombinasyonu ile birlikte daha konforlu bir hale bürünecektir.

C4 Cactus, 2 farklı donanım seçeneği ile piyasaya sunuluyor. Feel ve Shine olarak adlandırılan donanım paketleri aracın rakipleri göze alındığında yeterli donanımı sunuyorlar. Aracın baz paketi olan Feel’da standart olarak sunulan 7inçlik ekran ve Hydro Cushion süspansiyonlar göz doldururken Shine donanımla birlikte gelen ileri konfor koltuklar ve 17inç jantlar hoş detaylar. Biri benzinli PureTech 110hp biri dizel BlueHDi 100hp olmak üzere iki farklı üniteye sahip olan Cactus’ün her iki motor tipinde de otomatik şanzımanı tercih edebiliyorsunuz fakat 1.2 PureTech’de sunulan EAT6 tam otomatik şanzıman yıl sonuna kadar dizel üniteyle birlikte alınamayacak, onun yerine kullanıcılar tarafından pek sevilmeyen robotize otomatik “ETG6” sunuluyor. Dizel ve benzinli motorlarının fiyatları aynı olan C4 Cactus, 109.900TL’den 117.900TL’ye uzanan bir fiyat spektrumuna sahip. Citroen Türkiye, bu yıl içerisinde ortalama 2.000 adetlik bir C4 Cactus satışı yapmayı planlıyor.

Lansmana gitmeden önce eğer 120.000TL bareminin altında en dolu dizel otomatik versiyon fiyatlandırılırsa bu aracın Türkiye pazarında şansı oldukça yüksek olur demiştim ve açıklanan fiyatlara bakılırsa Cactus, başarılı olacak gibi de duruyor.

Peki ben bu aracı tercih eder miydim? Açıkçası aracı detaylı olarak teste almadan önce böyle bir kanıya varmanın pek doğru olmayacağı kanaatindeyim fakat oldukça sesli çalışan süspansiyon sistemi ve elektrikli olarak açılamayan arka camlar beni bir hayli düşündürürdü diyebilirim.

Sizler Yeni C4 Cactus hakkında ve Citroen’in aracı C Hatchback sınıfında konumlandırması hakkında neler düşünüyorsunuz? Gelin yorumlarda konuşalım…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here