Test: VW Polo 1.0 TSI DSG Highline

0
3869
SAMSUNG CAMERA PICTURES

Volkswagen’i 42 yıldır B Segmentinde temsil eden modeli Polo, geçtiğimiz aylarda yenilendi ve 6. nesline kavuştu. Ülkemizde Ekim aynın başlarında satışa sunulan Polo’yu 1.0 motoru ve DSG şanzımanı ile teste aldım ve sizler için inceledim. Bakalım Polo son zamanlarda rekabetin bir hayli yüksek olduğu B Segmentinde nasıl bir yerde…

İç mekan: 8.5/10
Polo’yu anlatmaya ilk olarak iç mekanı ile başlamak istiyorum. Yenilenen iç mekan tasarımı ve artan malzeme kalitesi sizi üst segment kalitesinde bir araçta hissettiriyor. Ön konsolun tamamının yumuşak plastikle bezenmiş olması ve yerine sıkı bir şekilde oturtulmuş parlak kaplama kalite algısını arttıran en önemli detayların başında geliyor. 3 farklı renk seçeneği ile tercih edilebilen parlak kaplama aracın içine hareketlilik katmış ve aynı zamanda kaplamanın altına gizlenmiş olan ambiyans aydınlatmaları gece yolculuklarını çok daha zevkli hale getirmeye müsait. Kapı üstleri genel olarak sert plastikten üretilmiş olsa da ön tarafta kolunuzu koyduğunuz yerlerin kumaş kaplı olması güzel. Arka tarafa geçtiğiniz zaman Volkswagen’den beklenmeyecek bir şekilde kalite ön tarafa göre gözle görülür ölçüde düşüyor zira ön kapılarda kullanılan parlak ve kumaş kaplamalar burada bulunmuyor. Son olarak iç mekanının işçiliğinden bahsedecek olursam segment lideri olacak kadar iyi diyebilirim.

Saklama gözleri ve kullanışlılık: 8/10
Volkswagen modelleri genelde oldukça kullanışlı olurlar. Bu durum Polo’da da devam ediyor. Kapı içi gözler, torpido ve kol dayamanın içi yeterince büyük fakat detaylara indikçe ufak tefek eksilerle karşılaşmak mümkün. Bu eksilere örnek olarak kol dayamanın yukarı ve aşağıya doğru sabitlenememesi, torpidoda ışıklandırmanın bulunmamasını ve aynı eski neslinde de olduğu gibi arka camın tamamen açılamamasını söyleyebilirim.

Bagaj hacmi: Yeni Polo, eski nesline göre 71 litrelik bir artış yaşayarak 351 litrelik bir bagaj hacmine ulaşmış. Bu değer segmenti için çok başarılı olsa da kardeşi İbiza’nın 355 litrelik bagaj hacminin çok az altında kalıyor. İki kademeli olarak ayarlanabilen bagaj zemini üst konumdayken aracı yüklemeyi çok kolay hale getiriyor zira burada neredeyse hiçbir bagaj eşiği bulunmuyor. Arka koltuklar 60:40 oranında katlanıyor ve size düz bir zemin sunabiliyor ayrıca rakiplerinin aksine Polo’da bu işlemi gerçekleştirmek son derece kolay.

Yaşam alanı: MQB Platformuna geçiş yapan Yeni Polo bu konuda oldukça cömert diyebiliriz. 1.80cm boyuma göre ideal sürüş pozisyonumu bulmam çok rahat oldu fakat gaz pedalının fazla sağda oluşu beni biraz rahatsız etti zira dizimi orta konsola sıkça çarptım. Kendi sürüş pozisyonuma göre ayarladığım ön koltuğun arkasına oturduğum zaman dizlerim ve başım için oldukça fazla yer bulunuyordu fakat arkada 3 kişi oturtmanızı uzun süren şehirler arası yolculuklar için pek tavsiye etmiyorum. Görüş açılarından da bahsetmem gerekirse genel olarak park sensörlerinin yardımıyla birlikte gayet başarılı.

Bilgi-Eğlence sistemi: 9/10
Test aracımız, Highline donanıma sahip olduğundan dolayı 8” inç boyutlarında büyük ekrana sahip. “Composition Media” olarak adlandırılan ekran oldukça sezgisel ve hızlı çalışıyor. Parmak algılama sensörü sayesinde siz daha ekrana dokunmadan kullanmak istediğiniz fonksiyonun simgesinin büyüyor oluşu rahat kullanıma artı katan detayların başında gelirken radyo kanallarının logoları ile birlikte kaydedilmesi ve bağlantı seçeneklerinin zenginliği benim hoşuma gitti. Ekran hakkında tek bir eksi bulunuyor, buda son dönemlerde oldukça popüler olan Apple CarPlay ve Andorid Auto’nun standart olarak bulunmaması.
Test konuğumuz olan Polo’da 6 adet hoparlör bulunuyordu. Ses sistemi, yeterli düzeyde bir ses çıkışına ve berraklığa sahipti. Ben pek gerek görmesem de daha iyi ve güçlü bir ses sistemi istiyorsanız Yeni Polo artık “Beats Audio” opsiyonu ile satın alınabiliyor.

Active Info Display:
10.25” genişliğindeki yeni nesil Dijital Gösterge Paneli “Active Info Display” Volkswagen’de ilk defa Yeni Polo ile sunuluyor. Yenilenen arayüzü ile temel sürüş bilgilerinin yanısıra bilgi-eğlence sistemi ekranında görüntülenen telefon rehberi, albüm kapağı, radyo istasyonu bilgilerini ve çok daha fazlasını kolayca takip etmenizi sağlıyor. Benim önerim bu opsiyon seçeneğini tercih etmeniz yönünde olur zira aracın iç mekanının bu ekran sayesinde çehresi değişiyor.

Konfor: 8.5/10
Polo, eski neslinde bu disiplin konusunda oldukça başarılıydı hatta segmentinin en iyisiydi diyebilirim. 16” çapında jantlara sahip olan test aracımız yoldaki bozukluklarla oldukça güzel bir şekilde başa çıkabiliyor. Belli bir noktadan sonra süspansiyonun limitine ulaşabiliyorsunuz fakat bu limite ulaşmak pek kolay değil çünkü süspansiyonun çalışma eşiği oldukça geniş. Yumuşak olarak ayarlanmış süspansiyonlar beklediğimin aksine virajlarda aracın yatmasına sebep olmuyor aksine araç gayet makul bir gövde salınımına sahipti. Opsiyonel olarak sunulan 17” boyutundaki jantlar Polo’nun konforunu ne kadar değiştirir tam olarak kestiremiyorum fakat daha fazla konfor istiyorsanız adaptif şasi kontrolü sistemini almanızı tavsiye ederim.

Yalıtım: 8.5/10

Rüzgar yalıtımı: Polo, bu konuda son derece iyi bir iş çıkarıyor zira 105 km/s gibi bu segment bir otomobil için yüksek sayılabilecek bir hızdan sonra A Sütunlarının olduğu bölgeden rüzgar sesi gelmeye başlıyor.

Motor yalıtımı: 1.0 TSI’ın 3 silindirli sesi 4000 devirden sonra kabine ciddi anlamda sızmaya başlıyor. Açıkçası 3 silindirli motorların sesini oldukça seven biri olarak bu durum beni rahatsız etmedi fakat 1.0 Ecoboost motoruyla Fiesta’nın Polo’dan bir tık daha sessiz olduğunu söylemem gerek.

Yol yalıtımı: Polo üzerinde bulunan lastiklerinde etkisiyle bu disiplinde benim yüzümü pek güldürmedi. 80km/s hızdan sonra kabine lastik sesi yavaş yavaş sızmaya başlıyor. Tahminimce aracın içine giren yol sesi daha iyi bir lastikle çok daha az olacaktır.

Motor: 7.5/10
95 Beygir ve 175nm tork gücündeki 1.0 TSI ünite kağıt üzerinde oldukça yeterli bir performans sunuyor. Beklediğim gibi 1.0 motoru ile Yeni Polo İstanbul’un dik yokuşlarında hiçbir zaman isteksiz bir tepki vermedi fakat performanslı kullanımda bu ünite ne yazık ki beni pek tatmin edemedi zira belli bir yerden sonra aracın tork değeri ve gücü yetersiz kalmaya başladı. Polo, 115 Beygir ve 200nm tork değerine sahip olan diğer bir motor bir seçeneği yurtdışında bulunuyor fakat ne yazık ki bu ünite ülkemizde satışa sunulmuyor.

Yakıt tüketimi: 1.0 TSI ünite tüketim konusunda oldukça esnek bir yapıya sahip diyebilirim. İstanbul içinde karma bir kullanım sonrasında 7.4 litrelik yakıt tüketimine ulaştım. Bence bu gayet makul bir değer zira 1.0 Ecoboost motoru ve 6 ileri tork konvertörlü otomatik şanzımanı Fiesta benzer bir kullanımda 8 litre seviyelerine ulaşıyor. Eğer aracı tamamen agresif bir şekilde kullanırsanız 13 litre seviyelerinde bir yakıt tüketimine ulaşmak hiçte zor değil fakat tam aksine oldukça sakin bir şekilde kullanırsanız 5.3 litre gibi oldukça başarılı bir değere ulaşma imkanınız da var. Kısacası tüketim konusun da ne ekerseniz onu biçiyorsunuz.

Şanzıman: 8.5/10
DQ200 kodlu 7 ileri DSG şanzıman, 1.0 ünite ile muhteşem bir uyum içerisinde görevini yerine getiriyor. Vites geçişleri son derece hızlı ve pürüzsüz olan şanzıman, alışıla gelmiş DSG’lere nazaran çok daha nadir yarı kavrama yapıyor. Manuel olarak da kumanda edilebilen şanzıman maksimum 6000 devir çeviriyor fakat motorun devir kesiciye girmesine izin vermiyor. Performanslı kullanım için “S” modu bulunan şanzımanı direksiyondan kumanda edebilmeyi isterdim zira şanzıman manuel mod da oldukça hızlı tepkilere sahip fakat test aracımızda “F1 Vites” donanımı bulunmuyordu.

Yol Tutuş: 7/10
Polo artık MQB A0 adı verilen VAG grubunun yeni nesil şasisine sahip. Bu şasi sayesinde araç eskiye nazaran çok daha iyi yol tutuyor ve çok daha zevkli bir sürüşe sahip fakat hala rekabette gerilerde. Virajlarda bir bütün olarak yoldan kopmadan hareket eden araç çok fazla zorladığınız zaman hafif bir şekilde arkasını açmaya yelteniyor fakat “ESP” sistemi buna pek izin vermiyor ve sizi hemen çizginize geri sokuyor. Açıkçası “ESP” sisteminin kapatılabilmesini veya en azından araç ile biraz daha oynamaya müsaade edilebilmesini isterdim zira aracın şasisi eğlenmeye açık ve güven veriyor. Test aracımızın üzerinde bulunan lastiklerin tutuş limitleri çok yüksek değildi fakat daha iyi bir lastik kombinasyonu ile virajlara çok daha hızlı girebilmenin mümkün olduğunu söyleyebilirim.

Direksiyon: Volkswagen’in alışıla gelmiş 3 kollu direksiyon simidine sahip olan test aracımızın direksiyon hissiyatı gayet başarılıydı. Şehir içinde son derece yumuşak olan direksiyon yüksek hızlarda oldukça makul derecede sıkılaşıyor ve güven veriyor.

Güvenlik: 8.5/10
Polo, EuroNcap’in yaptığı testlere göre 5 yıldız aldı ve aynı zamanda yolcu ve çocuk güvenliği kriterlerinde segmentinin en yüksek puanlarına ulaştı. Test konuğumuz olan Polo, 6 adet hava yastığına sahipti fakat aracın baz donanımında maalesef 2 adet hava yastığı bulunuyor. Arka frenlerinde kampana sistem kullanılan Yeni Polo, frenleme konusunda oldukça başarılı aynı zamanda fren pedalının dozajlaması son derece organik.

Farlar:
Test aracımızda opsiyonel olarak sunulan “LED” farlardan bulunuyordu. Bu farlar aydınlatma konusunda son derece başarılı ve aynı zamanda çok şık duruyorlar. Bu farlar bence Polo’nun alınması gereken en önemli opsiyonlarından biri.

Sonuç: 8/10
Polo, yeni nesli ile birlikte çok daha olgun ve kaliteli bir hale gelmiş. İç mekanında sunduğu farklı renk seçenekleri ve teknolojik ekipmanlar ile birlikte rakiplerinin önüne geçmeyi başarıyor. Konfor anlamında hala segmentinin lideri olsa da en dişli rakibi olan Fiesta hiç olmadığı kadar bu disiplinde Polo’ya yaklaşmış. Rafinelik konusunda sınıfında standartlarını yeniden belirleyen Polo aynı zamanda motor seçenekleri ile birlikte hemen her kitleye ulaşmayı başarıyor. Polo’nun şu an için en büyük handikapı 95 beygir gücündeki motoru ve opsiyonları eklediğinizde oluşan fiyat tablosu olarak gözümüze çarpıyor. Kardeşi olan İbiza en donanımlı paketi ve 115 beygir gücündeki motoruyla testimize konuk olan Polo’dan yaklaşık 7.000TL daha ucuz ki, ben iki araç arasında malzeme kalitesi hariç uçurum bir fark olduğunu düşünmüyorum. Fiyat/Performans endeksine bakacak olursak İbiza, kardeşi olan Yeni Polo’nun biraz daha önünde gibi duruyor…

Araç hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Gelin yorumlarda konuşalım…

Yazan: Ceyhun KOZLAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here