Audi A8’in iç mekanı ve yeni teknolojileri

0
1634

Audi’nin yenilenen amiral gemisi ile nihayet tanışabildim…

Öncelikle herkese merhabalar. Bu yazımda sizlere alışılagelmişin dışında ilk olarak Yeni A8’in teknolojilerini daha sonra ise aracın tasarımı ve iç mekanı hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım. Keyifli okumalar dilerim :).

Teknolojik yenilikler:

HD Matrix LED Farlar: Bildiğiniz üzere eski nesil A8’de Matrix LED farlar opsiyonel olarak sunuluyorlardı ve içerisinde sadece 25 adet LED bulunuyordu fakat bu durum alman üreticinin yeni amiral gemisinde 138 adetlik LED sayısı ile bir hayli geliştirilmiş. Yeni nesil A8’de HD Matrix LED olarak adlandırılan farların biraz daha detayına inersek karşımıza navigasyon ile eş zamanlı çalışan bir sistem çıkıyor. Araç, bu sistem sayesinde siz daha viraja girmeden virajın içerisini aydınlatmaya başlıyor ayrıca dikey ve yatay maskeleme yapabilen sayısı arttırılmış yeni LED’ler sayesinde önünüzde bulunan ve karşınızdan gelen aracı rahatsız etmiyorsunuz. Son olarak lazer teknolojisini de barındıran bu akıllı farlar 70 km/h üzerindeki hızlarda seyahat ederken uzun farların menzilini iki katına çıkararak uzaktaki cisimleri çok daha net görebilmenizi sağlıyor.

Dinamik Yönlendirme Sistemi: İngilizcede “Dynamic All-Wheel Steering” olarak adlandırılan aslında neredeyse hepimizin aşina olduğu sistemi Audi biraz daha geliştirerek karşımıza çıkarıyor diyebiliriz. Bu sistem düşük hızlarda manevra kabiliyetini arttırmak adına A8’in arka tekerlekleri ön tekerleklerin aksine tam 5 derece dönüyor ve dar sokaklardan geçmenizi çocuk oyuncağı haline getiriyor. Aynı zamanda bu sistem ile birlikte araçta sunulan değişken oranlı direksiyon sistemi ile dar alanlara bu 5 metreden biraz uzun olan aracı park etmek çok daha kolay bir hal alıyor.

Kablosuz Sinyal Güçlendirici: İlk defa Yeni A8 ile karşımıza çıkan bu değişik özellik sayesinde telefonunuzu kablosuz şarj ünitesinin bulunduğu yere koyduğunuzda telefonunuz aracın antenlerine bağlanıyor ve daha iyi bir çekim gücüne sahip oluyor.

Elektronik Kapı Kolları: “Nasıl yav heç elentirinkli gapı kolu mu olur???” dediğinizi duyar gibiyim. Cevabım “Evet!” ilk duyduğumda bende çok şaşırmıştım fakat Ingolstadt’lı üretici yenilenen amiral gemisi ile bu özelliği hayata geçiriyor. Normal bir aracın kapısını açmak için kapı kolunun neredeyse tamamen çekmeniz gerekiyor fakat yenilenen A8’de vakumlu kapılarında yardımıyla kapı koluna çok az bir güç uygulasanız bile aracın kapısı açılıyor hatta sistem bununla yetinmiyor herhangi bir tehlike karşısında kapıyı açmanızı engelliyor. Şöyleki aracın kapılarında bulunan sensörler ve kör nokta uyarıcısı siz kapıyı açmadan önce sürekli olarak gelen arabaları veya bisikletleri tarıyor ve eğer siz kapıyı açarken kapının yanından bir cisim geçecek olursa sistem kapıyı açmanızı engelliyor. Son olarak bu sistem siz aracın motorunu kapattıktan sonraki iki dakika boyunca çalışmaya devam ediyor akabinde aküyü korumak adına kendini devredışı bırakıyor.

Yan Çarpışma Sensörleri: Bana soracak olursanız Yeni A8’in en dikkat çekici özelliklerinden biri kuşkusuz bu sistem diyebilirim. Kaza testlerine bakarsak genelde araçların en çok hasar aldığı yerlerden birinin yandan çarpma testi olduğunu göreceksinizdir. Audi A8 ise yandan gelen darbelere karşı yeni bir sisteme sahip. Bu sistem aracın yanlarında bulunan 4 adet sensörlerin geri bildirimiyle olası bir yandan çarpışma durumu sezdiğinde çarpışmanın yaşanacağı tarafı aktif havalı süspansiyonlar sayesinde 8 santimetre yukarı kaldırarak aracın içinde yer alan kişilerin göreceği zararı minimuma indirgiyor. Bu konuyu biraz daha açacak olursam araç kendini yukarı kaldırarak çarpışmanın şiddetinin kapılar yerine şase ve B sütununa etki etmesini sağlayarak çarpışmanın şiddetini içerideki yolcular için azaltıyor.

Aktif Süspansiyon Sistemi: Aslında daha önce birçok otomobilde gördüğümüz bu teknoloji Yeni A8 ile karşımıza çok daha gelişmiş bir şekilde çıkıyor. Sistem, aracın önünde bulunan ve saniyede 18 kare çekim yapabilen kamera sayesinde üzerinden geçeceğiniz zeminin sanal bir haritasını çıkarıyor ve duruma göre aracın süspansiyonlarını yükseltip alçaltıyor. Aynı zamanda bu sistem sayesinde araç virajlarda çok daha az yana yatıyor. Bu sistemin bir diğer değişik özelliği daha bulunuyor oda aracın kapısını açtıktan sonra süspansiyonlar yaklaşık 4 santimetre aşağıya iniyor ve siz kapıyı kapattıktan 10 saniye sonra yukarı çıkıyor. Fakat şunu belirtmem lazım ki motoru kapattıktan sonra A8 bu işlemi sadece 3 kere yapabiliyor çünkü bu sistem oldukça fazla elektrik ihtiyacı duyduğundan dolayı akünün bitmesine karşı araç kendini koruma altına alıyor.

Trafik Sıkışıklığı Yardımcısı: Temel olarak bu sistem sayesinde A8 artık 3. Seviye otonom sürüş yapabiliyor. Açıkçası 3. Seviye otonomu duyunca ben oldukça şaşırdım zira A8 artık kendi kendini sürücünün hiçbir desteği olmadan kullanabilir hale gelmiş fakat burada karşımıza sistemin sadece 60km/h hıza kadar çalışabiliyor oluşu çıkıyor. Yani aslında sistem sadece sıkışık veya yoğun akıcı trafiklerde işimize yarıyor. Ayrıca bu teknoloji ile alakalı ufak bir sıkıntı daha var ki oda bu sistemin henüz yasal olmayışı. Avrupa Birliği kurallarının 79. Maddesinde aracın kontrolü her zaman sürücüde olmalıdır diye bir bölüm bulunuyor fakat Audi yetkilileri verdikleri demeçlerde bu yasal sürecin aşılabileceğinden son derece emin görünüyorlar.

Ekranlar: Bence Audi, Yeni A8 ile kumanda ile kontrol sistemini kaldırıp yerine iki adet dokunmatik ekran koyarak biraz riskli olan bir atılım yaptı zira kimilerine göre dokunmatik ekranları kullanmak bir hayli zormuş fakat ben pek böyle düşünmüyorum. Araca ilk bindiğim andan itibaren ekranları gayet rahat bir şekilde kullanabildim fakat bu deneyimin aracı kullanırken ne denli rafine olacağını pek kestiremiyorum. Üst tarafta bulunan ekran tam 12” boyutunda altta bulunan ise 8.9” boyutunda. Ekranların kullanımını dokunduğunuz zaman parmağınıza sanki bir tuşa basıyormuş gibi geri bildirim verdiği için bir hayli kolaylaşıyor fakat yine de alttaki ekranda alt menülerde bazen kaybolma ihtimaliniz yok değil. Bu iki dokunmatik ekran dışında A8’de 2. Nesil Virtual Cockpit sistemi bulunuyor ve eskiye nazaran bu sistemin grafik çözürlüğü ve içinde barındırdığı teknolojileri bir hayli artmış. Son olarak aracın arkasında opsiyonel olarak sunulan bilgi-eğlence sisteminden de bahsetmek istiyorum. A8’in en dişli rakibi olan S-Class’da bu ekranlar bir kumanda vasıtası ile yönetiliyor ve bu sistemi kullanmak bence bir hayli zor fakat A8’de bu ekranları hem bir tablet vasıtası ile hem de dokunmatik olarak kontrol edebiliyorsunuz bide bütün bunların yanında aracın içinde bulunan SIM kartı sayesinde internette dolaşabiliyorsunuz hatta biz NTV’nin internet sitesi üzerinden canlı yayın bile izledik. Genel olarak ekranları toparlayacak olursam hepsinin netliği oldukça başarılı ayrıca kullanımları da beklentimden çok daha rahat.

Ayak Masajı Sistemi: A8 gibi lüks otomobillerin neredeyse hemen hepsinde artık arka koltuklarda masaj seçeneği bulunuyor fakat A8 bunu bir nokta daha ileriye taşımış ve opsiyonel olarak ayak masaj sistemini Yeni A8’e entegre etmiş. Bu sistemi kullanmak için ön yolcu koltuğu en ileri pozisyona geçiyor ve arkasında bulunan ayak sehpası açılıyor. Buraya ayaklarınızı koyduğunuz zaman aracın arkasında bulunan tablet vasıtası ile ne şiddette masaj yaptırmak istediğinizi seçebiliyorsunuz.

Bang&Olufsen Ses Sistemi: Sıradan bir ses sistemi işte bunun ne gibi bir farkı var dediğinizi duyar gibiyim fakat peşin hükümlü olmamanızı tavsiye ederim çünkü bu sistem sayesinde A8’in 23 adet hoparlörü bulunuyor ve ayrıca ön göğüsten siz aracın kontağını açtığınız zaman aracın ses akustiğini güzelleştirmek adına tweeterlar çıkıyor. Ses sisteminin ne kadar başarılı olduğuna bakmak için Apple Music’den uygun bir şarkı seçip sesi kademeli olarak açtım. Beklediğim gibi en yüksek kademede dahi seste herhangi bir bozulma durumu yoktu hatta Audi City İstanbul’da benimle ilgilenen Anıl Abi aracın dışına çıkıp müzik son ses açıkken ne kadar sesin sızdığına bakmam gerektiğini söyledi. Hemen aracın dışına çıktım ve Anıl Abi sesi kademeli olarak açmaya başladı. Sesi son seviyeye getirdiğinde ise beklediğimin aksine aracın hemen yanı başında olmama rağmen dışarıya oldukça az bir ses sızıyordu. Eğer Yeni A8 alacaksanız kesinlikle bu opsiyonu tercih etmenizi tavsiye ederim zira araç bu sistem sayesinde neredeyse bir konser salonundan da öte bir hale bürünüyor.

Matrix LED Arka Okuma Lambaları: Araca ilk bindiğim anda aslında hiç dikkatimi çekmeyen bu lambaların teknolojik donanımını öğrendiğimde bir hayli şaşırdım zira bu lambaların aydınlatma yoğunluğunu istediğiniz bölgeye kolçakta bulunan tablet vasıtası ile ayarlayabiliyorsunuz.

A8 Hakkında Düşüncelerim:

A8’in dünya lansmanını izlediğim zaman araç hakkında az çok bir fikir sahibi olmuş ve çok beğenmiştim. Yapılan etkinliğin üzerinden ortalama 4 ay geçtikten sonra ise araç nihayet Audi City İstinye Park’a gelmişti. Bu haberi alır almaz haftasonu programımı ayarlayıp İstinye Park’a gittim ve sizler için aracı biraz olsun inceleyebildim. Dış tasarımdan bahsedecek olursam önden ve yandan baktığınız zaman alışıla gelmiş Audi çizgileri ile karşılaştığınızı söylemem lazım fakat arka tasarım konusunda tasarımcıların burada bir hayli mesai harcadığını söyleyebilirim zira burası benim gözüme farklı ve hoş gözüktü.

Sıra yavaş yavaş iç mekanı incelemeye nihayet geliyordu. Aracın anahtarını rica edip hemen kaptan köşküne oturdum. İlk intiba muazzam diyebilirim. Eliniz değdiği hemen her yer deri kaplı ayrıca kullanılan ahşap malzemeler bir hayli güzel. Direksiyonun tasarımı ve malzemeleri ise şahane. Yalnız burada bir eleştirim olacak ki oda koltukların tasarımı çünkü her ne kadar konforlu olsalar da iç taraflarının dizaynı estetiklikten biraz uzak görünüyor. Daha önce VolkswageN Phaeton’da karşımıza çıkan klima menfezlerinin elektronik olarak açılıp kapanması ise çok hoş bir detay.

Arka koltuklara geçince işler bir anda değişmeye başladı diyebilirim zira burası beklediğimden çok daha iyi bir havaya sahipti. Orta kolçakta bulunan çıkarılabilir tablet sayesinde çok rahat bir şekilde aracın klimasından okuma lambalarına kadar hemen her şeye hükmedebiliyorsunuz. Arka koltukların ayarlarını yapmak ise son derece kolay. Arka sağ koltuğu en yatar hale getirdiğiniz zaman kendinizi adeta evinizde dinleniyormuşcasına rahat hissediyorsunuz.

A8’in iç mekanını en dişili rakibi olan S-Class ile karşılaştıracak olursam burada durumlar biraz karışıyor. Eğer benim gibi teknoloji ve kalitenin harmanlandığı iç mekanlardan hoşlanıyorsanız A8 segmentinin en iyi iç mekanına sahip diyebilirim fakat minimalizim ve lüksün harmonisinden hoşlanıyorsanız sizler için S-Class daha çekici olacaktır .

Yeni A8, ülkemizde Mart ayında satışa sunulacak. Araç ilk etapta 3.0 V6 Quattro benzinli üniteler ile gelecek ayrıca ilerleyen zamanlarda 3.0 dizel, 2.0 benzinli ve 6.0 W12 motorlu seçeneklerinde gelmesini bekliyoruz.

Bonus:

Yeni Audi A8’in geliştirme ve kalite kontrol testlerinden ufak kesitlerin bulunduğu videoyu da sizlerle paylaşıyorum.

Bu yazınında nihayet sonuna geldik. A8 hakkında sorularınızı ve fikirlerinizi yorumlar kısmına yazmayı unutmayın, görüşmek üzere…

 

 

TEILEN
Önceki İçerikTest: BMW X3 SDrive 20i
Sonraki İçerikTEST: Audi Q5 2.0 TDI Quattro
Ceyhun K.
1.5 Yaşında bütün otomobil markalarını ezberlemiş, okumayı otomobil dergileri sayesinde sökmüş, Motor1.com Türkiye'de yardımcı editörlük yapmış ve şu anda Otohaber Dergisinde editörlük yapan bir Petrolhead'im.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here